Korodan Fizik Tedavi Merkezine
Korodan Fizik Tedavi Merkezine
5 Kasım 2026
Koro arkadaşım Müşerref, yaşadığı ağrılardan söz ediyor. Aman diyorum, sakın fibromiyalji olmasın! Bir fizik tedavi polikliniğine görünmelisin. Daha cümlemi bitirmeden kendimi ona masaj yaparken buluyorum. Yıllardır bu ağrılarla cebelleşen biri olarak hangi noktaya dokunacağımı, nerede biraz daha dikkatli davranacağımı birkaç hamlede keşfediyorum. Tecrübe dediğin bazen insanın eline de yerleşiyor demek ki.
Etrafımızı Nazan, Müzehher, Öznur ve daha nice koro arkadaşımız sarmış. Müşerref, teşekkür ederek yanımızdan kalkıyor. Yüzünde belirgin bir rahatlama var. Tam bu sırada Nazan da söze karışıyor: “Beni de ov!”
Nazan koroya yürüyerek gelmiş. O yokuşu çıkmak yetmezmiş gibi bir de yazlık evinin bahçesinden topladığı mandalinalarla dolu poşeti taşımış. “Senin nerende ağrı var?” diye soruyorum. Sağ kolunu ve omzunu işaret ediyor. Geçen derste de Neriman bahçesinden getirmişti. Bizim koronun adı henüz konmamış ama yerli malı haftası kutlamaları şimdiden pek meşhur. Herkes bahçesinin bereketini bizimle paylaşıyor. Bir gün mandalina, bir gün başka bir meyve… Bu gidişle şarkı repertuvarımızdan önce meyve çeşitlerimizi tamamlayacağız.
Mandalinaları görünce Gülseren ablanın kısır partileri geliyor aklıma. Bir anda burnumun direği sızlıyor. Yine içime bir özlem çöküyor. Ama bu defa ağlamayacağım. Kendime verdiğim söz bu. Onunla yaşadığımız güzel günleri hatırlamak istiyorum, her hatırlayışta gözyaşlarına teslim olmak değil.
Nilgül abla bugünkü derse gelmemiş. Atik hocam da artık acımızla baş etmenin en kestirme yolunu seçmiş olmalı. Gülseren ablanın oturduğu yerde artık başka biri oturuyor. Hayat, boş kalan sandalyeleri bir şekilde dolduruyor. Fakat insanın gönlündeki yeri öyle kolay dolmuyor. Bunu biliyorum, yine de hayatın devam eden akışına ayak uydurmaya çalışıyoruz.
Derken sihirli ellerimin şifa vereceğine inanan Öznur da yanıma yaklaşıyor: “Abla, beni de ovar mısın?”
İşte böyle sevgili günlük! Bugünlük koro binamızı fizik tedavi merkezine dönüştürdük. Şefimiz yok, masaj terapistimiz var; repertuvarımızda şarkıların yanında omuz, kol ve sırt ağrıları da yer alıyor. Bir tek kapıya tabela asmadık. Gerçi böyle giderse onu da düşüneceğiz.
Bir de bugün Pınar'ın eşiyle tanıştık. Okuma grubumuzdan bir arkadaşımın eşiyle ilk kez karşılaşıp tokalaşırken içimde tuhaf ama çok hoş bir gurur kabardı. Sanki kendi yetiştirdiği evlatların güzel insanlarla karşılaşmasından mutlu olan bir ana gibiydim. Kitap grubumuzun üyeleriyle gurur duyuyorum. Onların duruşu, sohbeti, birbirleriyle kurdukları bağ beni mutlu ediyor. Aynı duyguyu koromuz için de taşıyorum. Koromuzun erkek üyelerinin sayısı pek fazla değil. Arkadaşımın eşinin de aramıza katılmasıyla bu sayı biraz daha artıyor. Demek ki bizim çevremizin halkası genişliyor. Kitapların etrafında başlayan dostluklar müziğin çevresinde de yeni insanlara yer açıyor. İnsan bazen bir topluluğun yalnızca üyesi olmuyor, onunla birlikte büyüyor, gelişiyor ve gururlanıyor.
Neyse, şimdi ders zamanı. İki kanun çalan kızımız var; birinin adı Eylül, diğerinin Emine. İkisi de birbirinden güzel. Eylül, mavi gözleri ve beyaz teniyle dikkat çekerken Emine, keman kaşlı bir esmer güzeli. Kanunlarının başına geçince parmakları tellerin üzerinde ustalıkla dolaşıyor. Her ikisinin de müziğe kattığı güzellik ayrı.
Nevres ise gözlerini devirip udunu konuşturuyor. Tellerden dökülen nağmeler, biraz önceki ağrı sohbetlerini de mandalina kokusunu da geride bırakıp bizi müziğin içine çekiyor.
Bir tarafta ağrıyan omuzlara şifa arayan eller, diğer tarafta tellere dokunarak gönüllere ulaşan parmaklar… Bizim koro dediğin yalnızca şarkı söylemek için toplanılan bir yer değilmiş meğer. Bazen dertleşme yeri, bazen meyve pazarı, bazen fizik tedavi merkezi, bazen de insanın içini onaran küçük bir sığınak.
İşte böyle sevgili günlük. Hayat, bütün eksilmelerine rağmen kendi sesini bulup çalmaya devam ediyor.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu