Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
Altın Üye
04.11.2026 · 18 · 0 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Kolektif Kütle 41” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Kolektif Kütle 41

  • 14•Köleci sistem paylaşan kolektif yasaları aşmak için kolektif paylaşım iradesinin üzerinde; mülk sahibi iradesi olması gerektiği, mana fikrini tasavvur etti.

    15•Abra kadabra ile kolektif irade gitmişti. Yerine “mülk sahibi El ‘in iradesi gelmişti”.  Karşılıklı emek takasına; ihtiyacına ve yeteneğine göre  paylaştıran irade gitmiş; yerine keyfi irade gelmişti. El ile mülk sahipliği aynı anda söylenen bir mana belirmesiydi. “Malik El Mülk”.

    16•Mülk sahibi El nedendi? El mülk sahibi olmakla “ karar verme , taktir etme “ yetkisini elde edecekti. İradeyi üretim ilişkisi ve üretim hareketi üzerinde alıp (aldatıp) kendine “takdir eden El” sıfatını uygun görüyordu.

    17•Takdir eden El ne yapacaktı ? El takdir yetkisini kullanarak; kolektif emeğin ürettiği kolektif taksimatın yerine kimine az pay, kimine çok pay; kimine az mülk, kimine çok mülk  ve kimine hiç mülk verecekti. İradesini kendi inşacısı kişi lehine kullanacaktı.

    18•Böylece El, takdir yetkisiyle türlü türlü insan kaderleri yaratıp; kaderleri yani muhtaçlığı kontrol edecekti. İnanır insanlara havuç sopa gösterecekti. Nimetlendirdiklerine havuç verecekti. 

    El Nimet vermediklerine "çalmayın ha gözünüz haramda olmasın öte dünyada yakarım" diyecekti. Bununla kalmayacak bu zillet, takdirin dilemesin aşacaktı. Sefalet takdiri yerle yeksan edecekti. El sistemi korumalıydı ama sefaleti de teskin etmeliydi.

    El sadaka ve zekat vermenin mucidiydi. "Yoksul zenginin mirasçısıdır"! diyerek sadaka ve zekatı hatta sadaka ve zekatla sefaleti meşru kılmıştı. Nedense mülkünden pay vermiyordu.

    19•Mülk sahipliği anlayışı da kendine özgü; darp, gasp, aldatma, fuhuş, hırsızlık, haset, kin, vaat, günah, haram, iyilik, sadaka, savaş, ganimet vs. tarzı “süper vizör” yan belireni olacak “olasılıklar varlığını” ortaya saçacaktı. Pandoranın kutusu açılacak, facialar ortaya serilecekti.

    20•El mantığını oluşan “süper vizör durumlar” hile, haset, nifak, kin, gasp, darp, savaş, yağma, ganimet, ezme, ezilme, hırsızlık, yardım, sadaka, lütuf, iyilik, kötülük, polis, savcı, mahkeme gibi tüm kötülükleri doğuran, ahlaksızlıkları ortaya saçan ve mülki güç karşısında kişilerin “ teslimiyet çaresiz ligini “ ortaya koymakla insanı; kendisine ve toplumuna yabancı kılan bir sonuç ortaya koyacaktı.
     
    21•Mülk sahibi El kavramı görüldüğü gibi kolektif yasaların hayatı idame ettirecek temel gereksinmeler üzerinde paylaşım (ortaklaşma) yapan olgusunu “rızıkları veren El” şekline dönüşecekti. Bu dönüşmenin korkunç açılımı; şişede çıkan cin gibi tüm ahlaksızlıkları ortama saçacaktı. 

    22•El mülk sahibi irade olmakla bu aşamada ortama saçılacak kötücül yansımaları tam bilmiyordu. Bilmiyordu çünkü mülk sahibinin söylediği irade, mülk sahibi lehine kurnazlıktı. Aksakları ön görüp, aksaklara göre söylenen sözler henüz yoktu. 

    Çünkü mülk sahibi olmanın ve mülksüz olmanın getirdiği çatışan ortamın gerginliğini indirmek için ve köleci ilişkileri sürdürmek için mülk sahibi insanları; iyinin, güzelin, doğrunun  yanında olmaya ve insanı mülksüzlüğü yaratan El düşüncesine yardım etmeye çağırıyordu. 

    İyi, güzel, doğru dediği uyarı ve sakındırıcı sözler ya da öğütler; yine El ‘in hileci takdirini zim eden öğütlerdi. “İyilik yapmak iyidir” dediğiniz zaman; fakirlik şartlarını ortadan kaldırmıyorsunuz. Zengin ve yoksulun varlığını fıtrat diye onaylıyorsunuz demektir. 

    “Sadaka hayatı bereketlendirir” dediğinde "hırsızlık yapmayın yakarım" dediği gibi bir tehdit yok. Cezai bir yaptırım yok. Bu durumda yine ezmeyi ezilmeyi onaylıyoırsunuz. Veren elle alan eli onaylıyorsunuz. Bunu bir erdemlilik gibi ballandıra ballandıra söylüyordunuz.

    22 a Çünkü mülk sahibi ahlaksızlığı, kötülüğü tuhaf ve alakasız yerde arıyordu. Kötülüğü; karşılıklı kolektif emekler gaspında değil de; yoksula yardım edilmediği fikrinde arıyordu! Ezme ve ezilmeyi hazım ettiren bir yatıştırıcı olan “zekat” vermeme ediminde arıyordu. 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kolektif Kütle 41

Uraz Bayram Uraz Bayram