Uyuyan Sınıf Final
UYUYAN SINIF
“Sınıfta kalanların değil hayatta kalanların sınıfı”
20.BÖLÜM (FİNAL)
YAZAN: OĞUZ BATIN
Cumhuriyet Lisesi’nin bahçesi o gece ışıl ışıldı.
Renkli lambalar okulun duvarlarını süslüyor, bahçeye kurulan platformdan hafif müzik sesleri yükseliyordu. Mezuniyet balosu başlamıştı.
Aylar boyunca korkuların, gizemlerin ve kavgaların içinde kalan öğrenciler, bu kez takım elbiseleri ve şık kıyafetleriyle dans ediyor, fotoğraf çekiliyor, kahkahalar atıyordu.
Ama Uyuyan Sınıf için bu gece sadece bir mezuniyet değildi.
Bir devrin sonuydu.
Rüzgar siyah takım elbisesinin cebine ellerini koymuş, okul binasına bakıyordu. Yanına Tufan geldi.
“Ne düşünüyorsun?” dedi.
Rüzgar hafifçe gülümsedi.
“İlk geldiğimiz günü.”
Tufan güldü.
“İlk gün kavga etmiştik lan.”
“Sen etmişsin.”
“Sen de izlemiştin.”
İkisi de kahkaha attı.
Biraz ileride İbo ile Kerem selfie çekiyor, Doğu ise masadaki yiyeceklere saldırıyordu.
Kerem bağırdı:
“Lan Doğu mezuniyet bitmeden bütün pastaları yeme!”
Doğu ağzı dolu şekilde:
“Son gece olum, bırak tadını çıkarayım.”
O sırada okul müdürü Mehmet Sabuncu sahneye çıktı.
Mikrofonu eline aldı.
Müzik yavaşça sustu.
Tüm öğrenciler sahneye döndü.
Mehmet Sabuncu gözlerini kalabalığın içinde gezdirdi.
“Sevgili öğrenciler…”
Sesi her zamanki gibi sakindi ama bu kez duygusaldı.
“Cumhuriyet Lisesi’nde yıllardır yüzlerce öğrenci gördüm. Çalışkanlar gördüm, yaramazlar gördüm, unutulmaz insanlar gördüm…”
Bir an durdu.
“Ama sizin gibi bir sınıf hiç görmedim.”
Öğrenciler alkışlamaya başladı.
Mehmet Sabuncu gülümseyerek devam etti:
“Uyuyan Sınıf…”
Bahçeden büyük bir alkış ve ıslık yükseldi.
“Başlarda herkes sizi tembel, umursamaz ve sorunlu sandı. Ama siz bu okulun vicdanı oldunuz.”
Sabri Amca ön sırada gözlerini siliyordu.
Müdür devam etti:
“Bu okulun duvarlarında artık sizin hikâyeniz yaşayacak.”
Rüzgar ile arkadaşları birbirlerine baktılar.
Hepsinin gözleri dolmuştu.
Mesut Öğretmen sahneye çıktı.
Elinde eski bir çerçeve vardı.
“Bu,” dedi, “Cumhuriyet Lisesi tarihine geçecek.”
Çerçeveyi kaldırdı.
İçinde Uyuyan Sınıf’ın toplu fotoğrafı vardı.
Altında şu yazıyordu:
“Onlar sadece öğrenci değildi.
Onlar Cumhuriyet Lisesi’nin ruhuydu.”
Bahçe alkışlarla yankılandı.
Bir süre sonra müzik yeniden başladı.
Öğrenciler dans etmeye koyuldu.
Rüzgar bir köşede okul binasına bakarken Sabri Amca yanına geldi.
“Elveda mı diyorsun oğlum?”
Rüzgar buruk şekilde gülümsedi.
“Galiba öyle.”
Sabri Amca cebinden küçük eski bir anahtar çıkardı.
Rüzgar şaşırdı.
“Bu ne?”
“Bodrumdaki eski odanın anahtarı.”
Rüzgar’ın yüzü ciddileşti.
“Sabri Amca…”
Yaşlı adam başını salladı.
“Bazı sırlar kapalı kalmalı evlat.”
Tufan da yanlarına geldi.
“Yani her şey bitti mi?”
Sabri Amca gökyüzüne baktı.
“Bazı hikâyeler bitmez. Sadece sessizleşir.”
O sırada mezuniyet müziği yavaşladı.
Tüm öğrenciler ellerindeki ışıkları kaldırdı.
Gökyüzüne yüzlerce dilek feneri bırakıldı.
Cumhuriyet Lisesi’nin üstü ışıklarla dolmuştu.
Uyuyan Sınıf üyeleri yan yana duruyordu.
İbo sessizce:
“Bir daha böyle gün yaşayamayacağız değil mi?”
Doğu omzuna vurdu.
“Yaşlanınca anlatırız artık.”
Kerem güldü:
“Kimse inanmaz oğlum bize.”
Tufan derin nefes aldı.
“Biz bile zor inanıyoruz zaten.”
Rüzgar son kez okul binasına baktı.
Koridor lambaları uzaktan görünüyordu.
Ve tam o anda…
Bodrum katındaki küçük pencerelerden birinde kısa süreli kırmızı bir ışık yandı.
Sadece bir saniyeliğine.
Rüzgar donup kaldı.
Ama sonra ışık kayboldu.
Kimseye bir şey söylemedi.
Sadece hafifçe gülümsedi.
Çünkü artık korkmuyordu.
Cumhuriyet Lisesi onları değiştirmişti.
Yaramaz çocuklardan…
Gerçek dostlara dönüşmüşlerdi.
Belki hayat onları farklı şehirlere savuracaktı.
Belki yıllarca görüşemeyeceklerdi.
Ama Uyuyan Sınıf hiçbir zaman gerçekten dağılmayacaktı.
Çünkü bazı dostluklar mezun olmazdı.
Müzik yükselirken kamera sanki yavaşça okuldan uzaklaşıyordu.
Cumhuriyet Lisesi gecenin içinde sessizce duruyordu.
Ve bodrumun derinliklerinde…
Paslı duvarda hâlâ aynı yazı duruyordu:
“UYUYANLAR ASLA GERÇEKTEN UYUMAZ.”
SON
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu