Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
5 (1 oy)

Ya Valiyeti Külli Mazlumin Osmanlıda Kardeş Katliamı 10 Bölüm

Ya Valiyeti Külli Mazlumin Osmanlıda Kardeş Katliamı 10 Bölüm

YA VALİYETİ KÜLLİ MAZLUMİN- OSMANLIDA KARDEŞ KATLİAMI 10. BÖLÜM-


Osmanlı Devletinde I. Ahmed’den sonra sona erişine kadar yirmi iki padişah başa geçti. 


Peki bunların kaçı bir darbe sonucu tahttan indirildi, kaçı aynı zamanda öldürüldü?


Geçen bölümlerde sadece II. Osman ve I. Mustafa’dan bahsetmiştim. II. Osman’a hem darbe yapılıp tahttan indirildi hem de öldürüldü, I. Mustafa’ya ise sadece darbe yapıldı tahttan indirildi ama öldürülmedi.


Sonra?


Sonra Sultan İbrahim’e de darbe yapıldı. Şeyhülislam fetvası ve yeniçerilerin- devlet ileri gelenlerinin darbesiyle tahttan indirildi. Kösem Sultan, oğlunun öldürülmemesi için çok dil döktü; hatta padişahın yetkilerinin bir kısmının ulema sınıfı tarafından kullanılmasını teklif etti ama ‘’ Tamam, öldürmeyeceğiz ‘’ Dedikleri halde tahttan indirdikten kısa süre sonra atıldığı kafes odasında boğularak öldürüldü.


İbrahim öldürüldü ama ortada çok büyük bir sorun vardı: Tahtın iki adayı da sorunluydu.


I. Mustafa daha önce iki defa denenmişti ve ondan padişah olmayacağı kesindi. Diğer aday İbrahim oğlu Mehmed ise henüz 7 Yaşındaydı. 


İbrahim’in ölümü üzerine Babüs’saade kapısı önüne çıkarılan tahta kimin oturacağı halk, devlet erkanı ve özellikle yeniçeriler tarafından merakla beklenirken Kösem Sultan yedi yaşındaki torununu elinden tutarak tahta oturttu. Ekber de oydu, erşed de oydu (!) 


Yeniçerilerin gözleri parladı çünkü padişah değişikliği demek cülus bahşişi demekti. Üstelik bu padişah da sünnetsiz olduğuna göre bir de sünnet merasimi sebebiyle bahşiş alacaklardı ki güzel işti sık sık padişah değişimi. Kendileri de bu yönde gayret gösterirlerse bayağı köşeyi dönerlerdi. 


IV. Mehmet yedi yaşında padişah olmuştu ama babaannesi Kösem Sultan ile Annesi Hatice Turhan Sultan’ın rekabeti had safhaya vardı. 


Kösem Sultan büyük valide sultan olarak tüm iplerin kendi elinde olmasını isterken Hatice Turhan Sultan, evladı Mehmed’i bu muhteris babaanneye yem etmek niyetinde değildi.


Sonuçta Kösem Sultan 1651 Yılında henüz on yaşındaki torunu Mehmed’i zehirleyerek ortadan kaldırıp yerine diğer torunu Süleyman’ı geçirmek isteyince ummadığı taş baş yardı: Hatice Turhan Sultan, kaynanası Kösem’i boğdurttu. 


1856 Yılına gelindiğinde Hatice Turhan Sultan bir kez daha Devlet-i Âliye için kolları sıvadı ve Köprülü Mehmet Paşayı oldukça geniş yetkilerle sadrazamlığa getirip ( Resmiyette bunu yapan 15 Yaşına gelmiş olan Mehmet ama işin aslında Mehmet’in dünyadan haberi yok. ) devlete şöyle bir rahat nefes aldırdı.


Köprülü Mehmet Paşa, Köprülü Fazıl Ahmet Paşa derken Osmanlı Devleti tekrar canlanmıştı hatta Köprülülerden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın sadrazamlığında 1683 Yılında bir kez daha Viyana kapılarına dayanmıştık ama biraz paşanın ille de Viyana’yı yerle bir etmeden ele geçirme isteği, çokça Kırım hanının ihaneti derken savaşı kaybettik ve kabak Kara Mustafa Paşanın başında patladı. Padişahın fermanıyla İstanbul’a varmadan Belgrat’ta öldürüldü. 


Ancak Kara Mustafa Paşanın yerine gelenler de Kutsal İttifak Devletleri karşısında başarılı olamayınca bu sefer kabak padişah IV. Mehmet’in başında patladı. 


39 Yıllık padişahlığı ile Kanuni’den sonra en uzun padişahlık yapan IV. Mehmet, Edirne’de av peşinde koşarken ( Ki lakabı avcıydı ve İstanbul’da pek durmaz Edirne Sarayında yaşardı ) İstanbul’da 1687 Yılında kardeşi Süleyman’ı tahta oturttular.


Edirne’den İstanbul’a çağrılan IV. Mehmet üzerindeki av kıyafetlerini bile çıkarmadan saraya gelip de tahtta kardeşi Süleyman’ı görünce ‘’ Beni bunun için mi çağırdınız. Hayırlı uğurlu olsun birader.’’ Deyip hiç beklemeden Edirne’ye döndü ve 1693’de Edirne’de ödü.


Sonra?


Sonrakileri çok kısa yazacağım.


II. Mustafa: 1703 yılında Edirne Vakası adı verilen büyük bir askerî ayaklanma (yeniçeri ve halk isyanı) sonucunda tahttan çekilmeye zorlandı.Yerine kardeşi III. Ahmet getirildi. II. Mustafa ise tahttan indirildikten kısa süre sonra yine 1703 yılında eceliyle öldü. 



III. Ahmed: 1730 yılında Patrona Halil İsyanı sonucunda tahttan indirildi. Yerine yeğeni I. Mahmut geçti. Padişah III. Ahmet ise 1736 Yılında herhangi bir dış müdahale olmaksızın öldü. 



III. Selim: İstanbul’un fethinin 354. Sene-i devriyesinde 29 Mayıs 1807 yılında Kabakçı Mustafa İsyanı ile tahttan indirildi. Bir süre kafese konduysa da yerine gelen IV. Mustafa, Ruscuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa’nın İstanbul’a gelip kendisini tahttan indireceğini öğrenince 28 Temmuz 1808’de III. Selim’i öldürdü, tahtın diğer adayı II. Mahmut için de ölüm emri vermişti ama Cevri Kalfa adındaki cariye Mahmut’u kurtardı. Al sana ekber ve eşred sisteminde şehzade de değil padişah katliamı…


IV. Mustafa: III: Selim’in öldürüldüğü gün İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa III: Selim’in öldürüldüğünü görünce III. Selim’in katledildiği gün IV. Mustafa’yı öldürdü ve hayatta olduğunu gördüğü II. Mahmut’u tahta oturttu. 



Bilmem okurken farkettiniz mi? Osmanlı tahtında iyi kötü bir padişah var ama bu padişah taa Rucuk’tan gelip kendisini tahttan indirecek / indiren bir paşaya engel olamıyor. 


Bu arada 15 Kasım 1808’de yeniçeriler Alemdar Mustafa Paşa’yı öldürmek üzere köşküne saldırdılar. Padişah II. Mahmut bu isyanı bastırabilecek durumdaydı ama kendisini tahta oturtan Alemdar Mustafa Paşa için kılını bile kıpırdatmadı çünkü Alemdar Mustafa Paşa hayatta olduğu müddetçe hep onun gölgesinde kalacağı aşikardı. 



Sultan Abdülaziz: 30 Mayıs 1876 tarihinde Mithat Paşa, Hüseyin Avni Paşa ve Ali Rıza Paşa liderliğindeki askeri darbeyle tahttan indirildi, 4 Haziran 1876’da Feriye Köşkünde ölü bulundu. Çok büyük bir ihtimalle intihar değil cinayete kurban gitmişti.  



V. Murad: Akıl sağlığını yitirdiği gerekçesiyle sadece 93 gün tahtta kaldıktan sonra 31 Ağustos 1876'da bir darbe/saray kararıyla tahttan indirildi.

II. Abdülhamid: 1909 yılında 31 Mart Vakası sonrasında İttihat ve Terakki destekli hareket ordusu ve Meclis-i Mebusan kararıyla, Şeyhülislam fetvasıyla 27 Nisan 1909’da tahttan indirildi. 

****

Görüldüğü gibi I. Ahmet ile başlayan bu yeni dönemde de kardeş katli oldu. Daha da ileri gidilerek padişah katli oldu ( 5 padişah öldürüldü ) 


Osmanlı devleti en parlak dönemlerini kardeş katlinin yasal olduğu 1481-1603 yılları arasında yaşarken en kötü yıllarını ekber ve erşed sisteminin yürürlükte olduğu yıllarda yaşadı.


Ekber ve erşed sisteminin başlarında devlet saray kadınlarının, harem ağalarının elinde oyuncak oldu uzun bir süre.


Ama ekber ve erşed sisteminin en kötü tarafı en yaşlı şehzadenin ‘’ Nasılsa ben padişah olacağım ‘’ düşüncesiyle kendisini devlet yönetimi hususunda bilgi sahibi olmak konusunda zorlamamasıydı. Aynı şekilde önünde başka adayların olduğunu gören şehzadeler de ‘’ Nasılsa sıra bana gelmeyecek’’ düşüncesiyle kendilerini tahta hazırlamıyorlardı. 


Nitekim önünde Murat, Abdülhamit, Reşat gibi abileri ve Yusuf İzzettin gibi bir amcaoğlu olan Vahdettin, bir anda önündekilerin tamamının bitmesi üzerine padişah olunca sudan çıkmış balığa döndü. Hiç hazırlıklı değildi taht için. Hatta kendisine taht teklif edildiğinde önce kabul etmedi ama sonra ‘’ Evet ‘’ dedi. Neden önce kabul etmeyip sonra kabul ettiğini ise hatıralarında şöyle dile getrdi: ‘’ Benden sonra tahta geçecek olanı ( Son Halife Abdülmecit ) düşününce kabul etmek sorunda kaldım. ‘’ 


Ve son olarak.


Bazı vatandaşlar yazıyor ( ki aralarında profesörler bile vardır ) ‘’ Osmanlı Devleti o beğenmediğiniz kardeş katliamı sayesinde 622 sene ayakta kaldı.


Hayır efendim. Bahsi edilen kardeş katli dönemi 622 yıllık Osmanlı tarihinin sadece 122 yılını kapsar. Diğer 500 Yıllık dönem daha önceki Türk devletlerinde sistem neyse aynısıdır.


Osmanlı Devletini 600 sene ayakta tutan şey, kendi hanedanlarına karşı oldukça acımasız oldukları halde millete karşı gösterdikleri sevgi, merhamet ve adalettir. 


Geçen bir bayan arkadaş yazmıştı: ‘’Osmanlı döneminde olsaydık çoktan idam edilmiştim.’’ Diye. Hayır efendim. 622 Yıllık Osmanlı tarihinde kadınlara yönelik sadece bir idam cezasına rastlanır. 1606 Yılında IV. Mehmed zamanında Ayşe adında bir kadın, Yahudi bir vatandaşla zina ederken suçüstü yakalandığı için idam edilmiştir hepsi o. Oysa 1920’de TBMM’nin açılışından idam cezasının 1984’de kaldırılışına kadar olan 64 yıllık Cumhuriyet tarihinde idam edilen kadın sayısı 15’tir. 


Evet, Osmanlı, en yüreğimizi kanattığı III. Mehmet döneminde bile halkına karşı adildir. 


Topkapı Sarayının Bâb-ı Hümâyûn Kapısındaki ‘’ Ya valiyeti Külli Mazlumin’’ ( Bütün mazlumların sığınağı ) yazısı laf olsun torba dolsun diye o kapıya konmamıştır.  


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Ya Valiyeti Külli Mazlumin Osmanlıda Kardeş Katliamı 10 Bölüm

Ya Valiyeti Külli Mazlumin Osmanlıda Kardeş Katliamı 10 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber