Ben Senin Çöp Teneken Değilim
30 Ekim 2026
Ben Senin Çöp Teneken Değilim!
Hayatı mümkün olduğunca sakin yaşamaktan yanayım. Güzel şeyleri görmeyi, küçük mutlulukları büyütmeyi, bir yolculukta manzaranın tadını çıkarmayı, güzel bir şarkıya kulak vermeyi seviyorum. Elbette hayat yalnızca güzelliklerden ibaret değil. Olumsuzluklar, haksızlıklar, canımızı sıkan olaylar da var. Ben bunları görmezden gelmek yerine günceme taşımayı, yazarak anlamlandırmayı tercih ediyorum. Fakat her olumsuzluğu günün merkezine yerleştirip öfkeyle yaşamak bana göre değil.
Engin'le günlük hayatımızda sık sık karşılaştığımız bir durum var. Özellikle araba yolculuklarımızda trafikteki bir sürücüden başlayıp ülkenin siyasetine, oradan da gündelik hayatın türlü aksaklıklarına kadar uzanan bir kızgınlık hâli... Yüksek sesle söylenmeler, bağırıp çağırmalar, küfürler... Bazen bütün bu öfkenin arabanın içine dolduğunu hissediyorum. Ben de aynı yolculukta onun yanında oturan, bu seslere ve kızgınlıklara maruz kalan kişiyim.
Yıllardır bu durumdan rahatsız olduğumu dile getiriyorum. Susmayı da denedim, tepki göstermeyi de, tartışmayı da, uzaklaşmayı da... Ama görünen o ki bunların hiçbiri kalıcı bir değişiklik sağlamadı. Bir insanın dış dünyada karşılaştığı her olumsuzluğa öfkelenmesi başka, bütün bu öfkeyi dönüp dolaşıp en yakınındaki insana boşaltması başka.
Bazen kendimi Engin'in gün boyunca biriktirdiği kızgınlıkları, hoşnutsuzlukları ve küfürleri içine boşalttığı bir çöp tenekesi gibi hissediyorum. Oysa ben onun çöp tenekesi değilim; hayat arkadaşıyım. Birlikte yol alırken öfkesini değil, hayatın güzelliklerini de paylaşmak istiyorum.
Yıllardır bu durumdan rahatsız olduğumu anlatıyorum. Belki artık ona şunu daha açık söylemenin zamanı gelmiştir: Ben seninle hayatı paylaşmaya razıyım ama hayatın bütün çöplerini üzerime boşaltmana değil.
Belki de yeniden, ama bu kez başka bir dille konuşmalıyım. Trafiği, siyaseti ya da kızdığı insanları tartışmak yerine, bütün bunların benim üzerimde bıraktığı etkiyi anlatmalıyım. Ben onun her şeye kayıtsız kalmasını istemiyorum. Yalnızca birlikte yaşadığımız hayatın sürekli bir kızgınlık hâline dönüşmesini istemiyorum. Benim de huzura, dinginliğe, güzel sohbetlere ihtiyacım var.
Daha önce Engin'le yaptığım konuşmaların faydasını gördüğüm zamanlar oldu. Öyleyse bir kez daha konuşmayı deneyeceğim. Belki bu defa söylediklerimin ardındaki yorgunluğu ve kırgınlığı daha iyi anlatabilirim.
Çünkü ben hayatı öfkelerle tüketmekten yana değilim. Günün moddosu neşelenmekse, bu neşeye evimizin içinde de, yolculuklarımızda da yer açmak istiyorum.
İnsan sevdiğiyle yalnızca aynı hayatı paylaşmamalı, o hayatın huzurunu da paylaşabilmeli.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu