Babam Kemal Sorkun
Güz indiyse; bedenlerinizde, kalbinizde, beyninizde tüm his ve dugularınızda değişiklikler ve farklı farklı oluşumlar olur. Ağaçlardan bir bir inen sarı yaprakların görselleri, rüzgarın sıcak bedenlere vuran esintisi çok hafif üşütücü olsada sanki bir bitişin çanlarının çalınan sesleridir. Garipliğiniz çöker, dalga dalga gelen hüzün akımlarına uğranılabilir. Koyu koyu bakarsınız oturduğunuz bir köşede. Ağlamak istersiniz, gözleriniz elinizde olmadan kendi kendine sulanır. Uzaklardaki sevdikleriniz, bir daha göremeyeceğiniz kaybettikleriniz gelir aklınıza. Herkesin muhakkak kayıpları vardır. Hastaları, bakıma muhtaçları ve uzaklarda göremedikleri. Babamı; sokak kapısı yada oda pencelerinden biri açık kaldıda ordanmı girdiler bilmem, böyle bir Ekim ayında, bir daha hiç getirmemecesine evden alıp gittiler. Bazen çok özlerim, Güz inimlerinde ise çok daha farklı bir özlerim. Özlerim, özlerim de "Aciliyetim, mecburiyetim var" deyip, bir izin kağıdı imzalatarak "Geliyorum oğlum" diye de haberler eriştirip gelivermez?. Neden Tanrı bir izin kağıdı imzaladığıyla çok kısa süreliğine de olsa bir göndermez? İmzalamıyor ve asla da göndermiyor, çok ötelerdeki ıraklıklardan..02/Ekim-2017 Şerafettin Sorkun/Konya'dan
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu