İdris İ Bitlisî Tepesi
Her dini ve resmi bayram günleri ,
sabah, saatlerinde, mescidi selam tramvaya biniyorum .
Nereye mi ?
istikametim tabiki de
Eyüp sultan camisidir .
orda kim mi var ?
bilmek istersiniz demi :)
"tabiki de " der -i duyar gibiyim :)
Mekkeli müşrikleri, müslümanları ve onları koruyan,
Haşimoğullarını ekonomik ve sosyal olarak tecrit etmek amacıyla uyguladığı 3 yıllık zorlu bir ambargo uyguladı.
3 yıl müşriklerin, müslümanlara uyguladıkları, boykot ve işkenceler sonrası,
1. Akabe Biatı: Miladi 621 yılında (Peygamberliğin 11. veya 12. yılında) yapılmıştır.
Miladi 622 yılında (Peygamberliğin 13. yılında, hicretten kısa süre önce) gerçekleşmiştir.
Bu davetin akabinde,
Allahın Rasulü, Mekkeli tüccarların ,mallarını, emanetlerini vermek üzere , hz.Aliyi emanetleri vermesi için vekil tayin etmiş.
Bu kutlu davete icabet etmek için, medineye hicret etmiştir .
Allah için onun çok sevenleri çok fazla idi , ama birinin sevgisi, çok daha fazlaydı:)
Kim miydi ?
Ebu Eyyüb el-Ensari
Hazreti Halid İbn-i Zeyd Ebû Eyyûb El-Ensarî radıyallahu anh'ın silsilesi babası tarafından onuncu dedesinde, ve amcası cihetiyle sekizinci dedesinde Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri ile birleşmektedir.
Rasulullah medineye hicret ettiği gün medine halkı her dinden insanlar devesinin ( Kusva) yulalarından tutup,
" Buyurunuz Ya Resûlallah! diye herkes davet ediyor, devenin yularından tutup yolundan döndürmeğe çalışıyorlardı.
Halk bu suretle deveye sarıldıkça, Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
- Ona dokunmayınız. O memurdur. Allah tarafından memur olduğu yere gidiyor.
Durunuz bakalım, nereye gidecek? buyuruyordu.
Devenin yularını bırakınız " diye buyurmasında beliğ bir hikmet vardı. Çünkü herkes Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizi misafir etmesi arzu, aşk ve heyecanında bulunduğundan hiç kimsenin hatırı kalmaması için bir mucize olmak üzere biiznillahi Teala tercih işi deveye havale buyurulmuşdu.
Deve evvela gitti, Malik bin Neccar'ın evinin önündeki halî bir arsaya çöktü ki Kabr-i Seadetin olduğu yerdir. Lakin orada dahi durmayıp kalktı. Ve tavus gibi süzülerek gitti. İbn-i Aziz bin Mansûr ve Cafer bin Muhammed Ali bin Hasen bin Zeyd'in evlerinin arasında bulunan ve beni Neccar'dan Halid bin Zeyd Ebû Eyyûb El-Ensarî'nin -radıyallahu anh- nurlu evinin kapusu önüne geldi.
Ve Cenab-ı Allah'ın izni ile oraya çökdü.
İşte bu şekilde konak yerini deve tayin edince kimsenin bir deyeceği kalmadı.
Eyüp Sultan (Ebû Eyyûb el-Ensârî), Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i Medine’ye hicretinden sonra yaklaşık 7 ay (Mescid-i Nebevî ve bitişiğindeki hücre-i saadeti tamamlanıncaya kadar) evinde misafir etmiştir ,
Bu süre zarfında gösterdiği ev sahipliği sebebiyle kendisine "Mihmandâr-ı Nebî" (Peygamberi misafir eden kişi) unvanı verilmiştir.
Konuyu atlamıyorum .
Burası çok önemli .
DİKKAAT !
DİKKAAT !
DİKKAAT !
MEZHEPÇİLİK YAPAN , SÜSLÜMANLAR BAKIN !
SİZE SORUYORUM :
EYÜP SULTANDAN DAHA MI, çok EHLİBEYTİ SEVİYOR SUNUZ ?
Ne demişti ?
Resûl-i Ekrem -sallallah aleyhi ve sellem- Efendimiz:
" Bir tarafı kara, diğer tarafı denize bakan bir memleket vardır, işittiniz mi? Buyurunca ashab-ı kiram:
- Evet orası Konstantinîyye, yani İstanbul'dur demişlerdir.
- Kıyamet kopmaz, taki Beni İshak'dan 70.000 asker tekbirlerle o şehre gaza edip fethetmedikçe.
- Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. İmdi onun Emir'i ne güzel emirdir ve ordusu ne güzel ordudur.
Peki EYÜP SULTAN hazretleri bunu unutur mu ?
"Halid İbn-i Zeyd Neccar oğullarından "Ebû Eyyûb" künyesiyle maruf bir sahabi-i celildir. Akabe Bey'atında bulundu. Bedir, Uhud, Hendek harblerine katıldı. Bey'atü'r-Rıdvan ve bir çok mühim vak'alara iştirak etti. Kendisi gayet şeci' (cesur) sabırlı takva sahibi idi. Cihadı seven bir zat idi. Emevîler devrine kadar yaşadı. Medine'de sakin iken Şam'a nakl-i mekan etti. Muaviye'nin hilafeti zamanında oğlu Yezid'in "Konstantiniyye Seferi"ne mücahid olarak katıldı. Düşman ile karşılaşmaların bir çoğunda hazır bulundu. Hastalığının neticesinde vefat etdiğinde Konstantiniyye kal'asının dibine defnedildi.
(YANİ peygamber efendimizin, arkabası ve arkadaşı, kan davası gütmedi.
Bu gün bazı , kandan beslenen kan davası güdenler gibi , zamanın siyasi koşularından bağımsız olarak yargılarda bulunanlar ,
Bu günün gereksinimlerine , bakmayan sığ görüşlüler gibi düşünmedi ,
ileri görüşlüydü ve günümüz mezhepçi müslüman gibi düşünmedi .
kabrini ziyaret edip camide ibadetinizi yaptıktan sonra .
İDRÎS-i BİTLİSÎ TEPESİNE çıkıyorum .
Bu isim nerden geliyor ?
O KİM MİDİR ?
SAKİN !
SAKİN !
SAKİN :)
Sabırlı olun , belki de bazı okuyucularım bunu ilk kez benden öğreneceksiniz .
Bu gün mesai arkadaşım, Ayşe hanım gibi :(
Bitlisli İdris : 1452-1457 arası - ö. 1520), 15. yüzyıl sonu ile 16. yüzyıl başında yaşamış Kürt kökenli Osmanlı devlet adamı, tarihçi, şair ve din âlimidir
İdris-i Bitlisî’nin tam adı Hakimeddin İdris Bin Hüsameddin Ali El-Bitlisî’dir.
Osmanlı tarihçisi, siyaset bilimci ve devlet adamıdır. Bitlis doğumludur. İlk sekiz Osmanlı padişahını konu alan 80.000 beyitlik “Heşt Bihişt” adlı eseriyle ün yapmıştır. Türkçe, Farsça, Arapça şiirleriyle edebiyat, hadis ve siyaset bilimi üzerine yazılmış eserleri de vardır. Ahmet Yesevi’nin yolundan yürüyen Seyyid Mehmet Nur Bahçi’den feyz almış, halifesi olmuş, şeyhi ölünce Nurbahçi tarikatını kurmuştu.
Bitlisî, ilim tahsilinin ilk ve önemli bir kısmını babasının yanında yaptı.
Daha sonra çeşitli âlimlerden de farklı alanlarda ilim tahsil etti.
Önce Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın divanında uzun yıllar nişancılık yaptı.
Daha sonra 1490 senesine kadar Uzun Hasan’ın oğlu Yakup Bey’in divanında bulundu. II. Bayezid’in 1485’te kazandığı bir zafer üzerine tebrikname yazınca padişahın dikkatini çekti. 1501’de Şah İsmail Safevi Devletini kurunca II. Bayezid Han tarafından İstanbul’a davet edilerek kendisine önemli görevler tevdi edildi.
1514 yılında Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Çaldıran Savaşı’na katıldı.
KAN AKITILMASINI ÖNLEDİ
İdris-i Bitlisî, Mardin, Urfa, Bitlis, Diyarbekir, Sason, Hizan, İmadiyye gibi birçok bölgeyi dolaşarak, o yer beylerinin Osmanlıya itaatlerini sağladı.
Hasankeyf ve Siirt Eyyubî sülalesinden II. Halil, Bitlis Emiri Şeref Han, Hizan Emiri Davut Bey, İmadiyye Hâkimi Emir Seyfeddin gibi önemli şahsiyetler dâhil olmak üzere yirmi beş emir bir toplantı yaparak Osmanlı tebaiyetini kabul etti.
Bitlisî’nin Kürt beyleriyle anlaşarak onları Osmanlıların yanına çekmesi, böylece bu yörelerin savaş yapılmadan Osmanlı egemenliğine girmesi onun ne kadar sevilen ve sayılan bir şahsiyet olduğunun ve siyasi dehasının apaçık göstergesidir.
MEZARI EYÜP SULTAN’DADIR
Yaşadığı asrın ileri gelen âlimlerinden olan Bitlisî’nin sohbetlerine padişahlar, devlet ileri gelenleri büyük bir ilgi gösterirlerdi. Bir müddet Yavuz Sultan Selim Han ile sohbet arkadaşlığı da yapan İdris-i Bitlisi, 1520 tarihinde, Yavuz Sultan Selim Han’ın öldüğü sene İstanbul- Eyüp Sultan’da vefat etti.
Mezarı, Eyüp Sultan- Gümüşsuyu yolundan, kendi adı ile anılan İdrisköşkü Caddesi’ne dönülen köşede, Kerimağa Sokağı girişinde soldadır. Bitlisi’nin bölgede ayakta kalmayı başarabilmiş bir sıbyan mektebi, çeşmesi ile eşi Zeynep Hanımın yaptırdığı bir mescit bulunmaktadır. İdris-i Bitlisî’nin mezarı, Eyüp semtinde kendi adıyla anılan İdris Köşkü veya İdris Çeşmesi denilen yerde, hanımı Zeynep Hatun’un vakfederek yaptırdığı mescidin bahçesindedir.
18 yıldır her bayramda sabahın ilk saatlerinde Eyüpsultan Camiinde namaz kıldıktan sonra İDRİS-i BİTLİSİ tepesinden şehir manzarasını izlemek için
biricik olan yüce ALLAHIN ayetlerini tefekkür ile etrafı temaşa et
Tarihe yolculuk yap :)
Örneğin : Orda o kadar güzel insanlar var.
Siz de gezin görün
O güzel insanları kabirlerini ziyareti ve haliç manzarasını :)
EYÜP SULTAN İLE İDRİSİ BİTLİSİNİN DAVASINI düşün.
Bu gün müslümanların, tutumunu parça pincik oluşunu ,
akan müslüman kanını süreçleri ve nedenlerini , anlamaya çalış.
Neden bu haldeyiz?
Neden sömürü düzeni gavurlar neyden besleniyor ?
NE DİYORLAR ?
" BÖL- PARÇALA - YÖNET "
VEDA HUTBESİNİ hayatında düstür edinmişleri görmek için
Sonra da etrafına bakın kimler var daha kimler kimler .
Devlet adamı: • Mareşal Fevzi Çakmak
• Ali Kuşçu (Gökbilimci ve devlet adamı
görün tarihe damga vurmuş mütefekkir var .
• Necip Fazıl Kısakürek
• Ahmet Haşim
Esad Coşan
FATİHA OKUYALIM DEMİ :))
LÜTFEN !
Müslüman ferasetinin yeniden , ayağa kalkacağı, temennisiyle :)
İYİ KALPLİ İNSANLAR
İYİ SEYİRLER :)
İSLAMBOLLULAR !
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu