Şerif Mengütemür, 1 Haziran 1976 tarihinde İzmir'in Karşıyaka ilçesine bağlı Şemikler Mahallesi'nde, dört çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Türk halk şiiri unsurlarını modern halk edebiyatı formlarıyla birleştiren, hiciv ve taşlama geleneğini çağdaş bir üslupla günümüze taşıyan bir Türk şâir ve ozandır.
Türk-İslâm sentezi ve vatan sevgisi gibi temaları işleyen şâir; edebiyat dünyasındaki eserleri ve dik duruşuyla tanınır. Şiiri, inandığı değerleri ifâde etme aracı olarak gören Mengütemür; derinlikli imgeleri ve Türkçeyi ustalıkla kullanmasıyla birçok ozanın hatıratında ve antolojilerde övgüyle anılmıştır.
Örneğin; merhum şâir Cemâl Sâfi, lise yıllarında tanıştığı Şerif Mengütemür’ün hayata bakışını, toplumsal meselelere yaklaşımını ve inanç eksenli yaşam tarzını Sultânü'ş-şuarâ (şâirler sultânı) Necip Fazıl Kısakürek’in çizgisine benzetmiştir. Mengütemür için "kalfam", "kıvrak zekâlı" ve "vâsıflı şâir" ifâdelerini kullanarak onun edebî ustalığını tescil etmiş, hat sanatındaki yeteneğini de her fırsatta dile getirmiştir.
Kendisine "hattat" diyenlere, "Güzel yazıya sahip olmak tek başına hattat olmaya yetmez; bu sanat mutlaka bir ustadan meşk edilerek öğrenilir." diyen Şerif Mengütemür, "Ben hattat değilim, sadece yazım güzel." diyerek haddini bilmek gerektiğinin altını çizmiş ve mütevazı bir duruş sergilemiştir.
Merhum şâir Cemâl Sâfi’nin arzusu üzerine, Ankara Aydınlıkevler Kovan Sokak’taki ofisinde sergilenmek amacıyla 100’den fazla şiirini el yazısıyla ölümsüzleştiren Mengütemür; Orhan Gencebay, Zekai Tunca, Bilge Özgen ve Selçuk Tekay gibi efsanevi sanatçılarca bestelenen; Muazzez Abacı, Bülent Ersoy ve Zeki Müren gibi Türk müziğinin dev isimlerince yorumlanan bu ölümsüz eserlere kaligrafisiyle yeniden hayat vermiştir.
Merhum Ozan Arif gibi isimlerle olan yakın dostluğu, onun toplumsal meselelerdeki milli duruşunu ve vefâsını simgeler. Mengütemür, usta ozanın rahatsızlığı döneminde ona moral vermek amacıyla mânevî değeri yüksek şiir ve duâlar kaleme almıştır. Ozan Arif ise bu eserleri resmi sosyal medya hesaplarında paylaşarak Mengütemür’e teşekkür etmiştir. Aralarındaki ilişkiyi "yüz yüze gelmeden kurulan bir gönül bağı" olarak nitelendiren büyük usta, bünyesinde "ozanlık cevheri" taşıyan Mengütemür'e "Şerif kardeşim" diyerek hitap etmiş; onun kalemini, samîmîyetini ve vefâsını övgü dolu sözlerle takdîr etmiştir.
Geleneksel halk şiiri formuna yakın eserler veren şâir, şiirlerinin son dörtlüğünde kendi adı olan "Şerif" mahlasına yer vererek eski halk âşıklarının geleneğine tam bir bağlılık sergiler.
Yayımlanmış basılı bir şiir kitabı bulunmayan Şerif Mengütemür’ün hayatı ve şiirleri, üniversitelerin bitirme tezlerine konu olmuştur. Eserleri; çeşitli yerel ve ulusal gazetelerde, Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli özel yayınlarda, KAYSADER tarafından yayımlanan Çıngı dergisi gibi Anadolu merkezli kültür-edebiyat dergilerinde ve Türkiye'nin önde gelen dijital şiir platformlarında yer almaktadır.
Şerif Mengütemür, Edebiyat Evi'nde 75 eser paylaşmış yazardır. 75 şiir, kaleme almıştır.